Doğru makyaj nasıl yapılır?Kozmetik, bakımlı ve güzel görünmekten vazgeçemeyen bayanların en fazla önem verdiği alanlardan bir tanesidir. Makyaj yaparken doğru ürün kullanarak daha güzel görünmek ve yüzünüzde ön plana çıkmasını istemediğiniz noktaları örtmek mümkün.
Kadınların kimi ara sıra, kimi günün her saati, kimi bolca, kimi ise belli belirsiz ama illaki makyaj yapar. Elbette, makyajın vazgeçilmez beşlisi de yakından tanınır; fondöten, pudra, allık, rimel ve ruj. Peki bunları doğru uygulama teknikleri nelerdir? Renk seçiminde nelere dikkat etmek gerekir? İşte profesyonellerden makyaj sırları... Yüzünüze pürüzsüzlük sağlayan fondöten, yüzünüzü makyaja hazırlar. Bu nedenle, düzgün görünümlü bir ten ve makyajda başarılı bir sonuç için fondöten seçimi çok önemli. Kullandığınız fondötenin yapısı ve rengi, cildinizin tipine ve rengine uygun olmalı. Cilt renginizden daha açık bir fondöten rengi seçmek akıllıca olacaktır. Fondötende her zaman dikkat edilmesi gereken bir husus da, fondötenin temiz ve nemlendirilmiş cilde uygulanması. Kompakt fondöten dışında tüm fondötenleri sürerken parmak uçlarının kullanılması gerekiyor. Elin ısısı fondötenin akıcılığını artırdığı için hem cilde yedirmek daha kolay olur, hem de dayanıklılığı artar. En önemlisi daha doğal bir görünüm sağlar. Fondöteni alnınıza, burnunuza, yanaklarınıza ve çenenize benek benek sürün. Az miktarla başlayın, gerekirse ilave edin. Makyajda fondötenin çok miktarda kullanılması, sürülmeyi zorlaştıracağı gibi maske etkisine de sebep olur. Cildinize parmaklarınızla basınç uygulayarak, ortadan kenarlara doğru tüm yüzünüze yayın. Boyun ve kulaklara doğru rengi iyice yedirin. Yüzde renk bütünlüğü sağlamak için göz kapaklarınızın üzerine ve gözün alt kısmına da (kirpiklere değmeden) sürün. Profesyonel bir sonuç istiyorsanız, nemli bir süngerle yüzün dışına doğru fondötenin üzerinden geçin. Diğer uygulamalara geçmeden önce fondötenin cildinize iyice oturması için bir süre bekleyin. Fondöteni yeni sürmenize rağmen sivilce veya göz altı halkaları tam kapanmamış olabilir. Kapatıcı concealer ile bu hataları düzeltmek gerekir. Teni matlaştıran pudra bütünlük sağlar Makyajın vazgeçilmezlerinden bir tanesi de pudradır. Teni matlaştırır, bütünlüğü sağlar ve fondöteni sabitler. Pudranın 2 türü vardır. Toz pudralar çok ince ve hafif bir yapıya sahipken, fondöteni matlaştırır ve şeffaf bir görünüm sağlar. Kompakt pudralar ise, taşınma ve kullanım kolaylığından dolayı daha çok tercih edilir. Makyajı sabitlemek ve gün boyu rötuş yapmak için idealdir. Toz pudralara göre daha yoğun bir sonuç verirler. Toz pudra kullanıyorsanız, uygulama için pudra ponponu tercih edin. Ponpon yoksa, bir pamuk pedin arasını açıp biraz toz pudra koyarak geçici bir ponpon yapabilirsiniz. Pudrayı hafif vuruşlarla tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra, büyük bir fırçayla fazlalıkları alın. Kompakt pudra için fırça kullanmak en uygunudur. Pudrayı uygularken fırçayı yüzünüzde hızlı hareketlerle sağdan sola ve yukarıdan aşağıya dolaştırın. Böylece pudra yüzünüze eşit olarak dağılacaktır. Allık, yüze mutlu bir görünüm verir ve cilde canlılık kazandırır. Göz ve dudaklar arasındaki renk dengesini koruduğu için seçtiğiniz rengin ruj renginizle uyumuna özen gösterin. Allığı uygularken gülümseyin ve yanağınızın en yüksek noktasına sürün. Yoğun görünmemesi, ayrı bir bölüm gibi durmaması için rengi azar azar ve fırçadaki fazlalıkları üfleyerek uygulayın. Yüzün dışına doğru, dairesel ve hafif hareketlerle uygulamayı sürdürün. Görünümde bütünlük sağlamak için fırçanızı burun ucu, çene ve alnınıza da hafifçe dokundurun. Renginiz çok koyu veya yoğun kaçtıysa ten renginizden daha açık bir pudrayla yoğunluğu azaltın. Rimel yorgun görünümü yok eder Rimel, bakışlarınıza yoğunluk, anlam ve güç kazandırır. Yorgun görünümü bir anda yok eder ve canlılık verir. Seçtiğiniz rimelin özelliğine göre kirpiklerinizi uzatabilir, kıvırabilir ya da onlara hacim kazandırabilirsiniz. Rimelinizin fırçasını düzenli olarak temizleyin. Böylelikle daha önceki kullanımlarınızdan kalmış olan artıklar kirpiklerinizin üzerinde topçuklar oluşturmaz. Rimelin iyi tutması için kirpikleriniz temiz ve kuru olmalı. Eğer lens kullanıyorsanız, rimeli sürmeden önce lenslerinizi takmayı unutmayın. Uygulamaya üst kirpiklerden başlayın. Aşağıdan yukarı yani köklerden uçlara doğru fırçayı sürekli döndürerek ilk katı sürün. Kirpiklerinizin kurumasını bekleyin, daha sonra ikinci katı uygulayın. Alt kirpiklerinize hacim kazandırmak istiyorsanız, fırçayı kirpik diplerinde yatay olarak gezdirin. Eğer uzun görünsünler istiyorsanız, fırçayı dik olarak tutup kirpikleri tek tek boyayın. Kirpik fırçasıyla fazlalıkları alın ve kirpikleri birbirlerinden ayırın. Makyajı tamamlayan son dokunuş rujdur. İyi uygulanmış bir ruj yüzünüzü anında canlandıracak hatta gözlerinizin parlaklığını bile vurgulayacak güçtedir. Renk seçiminiz zevkinize, kıyafetinizin rengine ya da moda renklere göre değişse de, dudaklarınızın biçimini de göz önünde bulundurmalısınız. Dudaklarınız dolgunsa, yumuşak tonlarda mat rujları tercih edin. İnce ise, koyu renkli parlak rujlar kullanın. Süreceğiniz ruja uygun renkte bir dudak kalemiyle ortadan uçlara doğru dudaklarınızı çevreleyin. Dudak kaleminizin ucu iyice açık olmalı. Dudağınızın her tarafını kalemle doldurun. Böylece hem rujunuzun ömrü uzayacak, hem de silinmeye başladığında dudaklarınız cansız görünmeyecektir. Ardından pudra ile dudaklarınızın üstünden geçin. Artık rujunuzu sürebilirsiniz. Uygulamayı fırçayla yaparsanız daha iyi sonuç alırsınız. Kalıcılığını artırmak için ilk katı sürdükten sonra fazlasını kağıt mendille alın ve ikinci katı sürün. Son olarak, ışıltılı görünüm için dudaklarınızın tam ortasına renksiz bir parlatıcı dokundurun.
|
| Yorum (0) :: Bağlantı |
25 Mart 2009 Çarşamba
MAKYAJ YAPMA TEKNİKLERİ
BİTKİLERİN FAYDALARI
Bitkilerin Faydaları
|
| Yorum (1) :: Bağlantı |
CİLT MASKELERİ
Porselen Gibi Bir Cilt İçin |
| Yorum (0) :: Bağlantı |
MANTI TARİFİ
hamurun hazırlanması: 1. 2 su bardağı un 1 yumurta ve 1 tatlı kaşığı tuzu geniş bir kaba alın. azar azar ılık su ekleyerek oldukça sert bir hamur yapın.2. hamurun üzerini kapatıp içi hazırlayana kadar dinlendirin. için hazırlanması: 1. 4 soğanı rondoda incecik kıyın. 400 gr kıyma 1 tatlı kaşığı tuz ve bir tatlı kaşığı karabiber (isterseniz biraz da kırmızı biber) ile karıştırıp köfte harcı gibi yoğurun.mantıların yapımı: 1. hamuru beze haline getirin. eğer çok büyük açamayacaksanız 2 beze yapın. 2. hamuru yarım mm kalınlığında (oldukça ince / börek yufkasından biraz daha kalın) açın. açtığınız hamuru 1-1 5 cm'lik şeritler halinde kesin. bu şeritleri üstüste koyup 1 5 cm'lik karelere kesin.3. kıymalı içten parmağınızın ucuyla alıp karelerin ortasına koyun. mantıları bohça gibi veya iki uçları verev gelecek şekilde kapatın. çorbanın hazırlanması: 1. 2 5 yemek kaşığı tereyağını yarım yemek kaşığı biber salçasını ve yarım yemek kaşığı domates salçasını geniş ve derin bir tencereye koyun.tereyağı eriyene kadar kavurun.2. tencereye 1 5 litre kaynamış suyu ekleyin ve 1 tatlı kaşığı tuz atın. su kaynayınca mantıları ilave edin. tahta bir kaşıkla (yapışmasınlar diye) hemen karıştırın. mantılar pişene kadar 1-2 kez daha karıştırın. (tencerenin ağzını hiç kapatmayın.)3. mantılar pişince tencerenin altını kapatın. mantıların üzerlerine diri kalmaları için 2 su bardağı soğuk su ekleyin. 4. mantıları suyuyla birlikte tabaklara alıp sarımsaklı yoğurt ve sumakla servis yapın. not: diğer yönteme göre yapacaksanız mantıları sade suda haşlayın. sularını süzdürüp tabağa alıp yoğurt ekleyin. üzerlerine de tereyağı+ kırmızı biber ile hazırlanmış sostan gezdirin. |
| Yorum (0) :: Bağlantı |
KADINLAR AŞKTA NEYİ İSTER
KADINLAR NE İSTER
Kadınlar karşısındaki erkekte doğruluk, dürüstlük yüreklilik ister. Kadınlara göre az, erkeklere göre çok şey ister.
- Kadınlar, sevgi, sadakat, tutku, ilgi şefkat, tatlı söz, mutlu bakışlar ister. Kadınlar iyi bir koca, eşine, ailesine bağlı koca ister. Onu sevecek, koruyacak, dertleşecek adam gibi adam ister.
- Kadınlar ilgi ve güven ister. Dünyadaki en özel kişi gibi hissetmek isterler kendilerini.
- Kadınlar karşılık görmek ister#8230;
- Kadınlar şiddet görmemek ister, saygı ister, 2. plana atılmamak ister. Daha da önemlisi cinsel obje olarak tanınmamak ister.
- Kadınlar para ister.
- Kadınlar aşık olduğu adamdan onu tutkuyla sevmesini ister…
- Kadınlar güzel görünmek ister.
- Kadınlar parayla saadet olmayacağını bilir fakat parasız da aşk olmayacağını bildikleri için kadınlar paralı erkek ister.
- Kadınlar ne olursa olsun, her zaman için daha fazlasını ister…
- Kadınlar ne istediklerini bilmezler. Bugün tatlı bir gülücük bile onları mutlu ederken, yarın ne gülüyorsun diye kavga çıkarabilirler…
- Kadınlar, bazen o kadar çok şey isterler ki, ne istediklerini kendileri bile unuturlar.
DENGELİ BESLENME
| ||
| Yorum (0) :: Bağlantı |
JAPON YEMEKLERİ
Bir ülkeyi daha iyi tanıyabilmek için o ülkenin yemeklerinden yemek lazımdır. Bir ülkenin yemekleri o ülkenin ulusal karakterini, lezzet tercini, estetik anlayışını, hayat biçimini vb. gösteren öğelerden biridir. Bu sebeptendir ki Yemek Kültürü denilir.
Japon mutfağı deyince insanların ilk aklına gelen sushi olur fakat aslında, tempura, sukiyaki, udon, okonomiyaki, soba, rağmen vb. yemekleri ile çok çeşitli ve zengin bir mutfaktır. Aşağıda Japon mutfağından sizler için seçtiğimiz bazı önemli yemekleri ve kısa açıklamalarını bulacaksınız.
Japon mutfağı deyince pirincin önemini vurgulamadan geçmek olamaz. Biz Türklerdeki ekmek kültürü neyse Japonlarda da pirinci aynı şekilde görebiliriz.Bunun yanında bir ada ülkesi olması dolayısı ile balık ve deniz ürünleri, birçok kültürün Çin'den gelmesinden dolayı da Çin mutfağının etkileri de oldukça hissedilebilir.
Birçok kaynak Japonların uzun yaşamalarını yemek adetlerine bağlamaktadır. Japon mutfağını yakından incelediğinizde bunda oldukça büyük bir gerçek payı bulabilirsiniz. Buna başlıca örnek vermek gerekirse Japonlar doğaya olan bağlılıklarından dolayı mümkün olduğunca yemeklerinde kullandıkları malzemelerin doğal özelliğini bozmamaya gayret ederler.
Aşırı baharatlı, tuzlu veya tatlı yemeklere Japon mutfağında rastlamanız oldukça nadirdir. Japonya'da bir restorana gittiğinizde en zor bulacağınız şet tuz olacaktır, genelde Japonlar bizlerin tuz serptiğimiz yerlerde soya sosu kullanırlar. Aynı şekilde bir Japon için Türk tatlılarımız aşırı tatlı olması sebebi ile bir işkenceye dönüşebilir... (THY'nin Japonya uçuşlarında baklavayı kaldırmasını şiddetle tavsiye ederim).
Japon yemekleri biz Türkler için ilk başta oldukça lezzetsiz, tatsız gelebilir, fakat eğer alışırsanız inanıyorum ki vazgeçemeyeceğiniz yemekler arasında baş sıraya girecektir.
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|
BEBEKLERDE GAZ VE KABIZLIK SORUNLARI

İlk aylarda karşılaşılan gaz ve kabızlık sorunları son derece doğaldır. Özellikle yeni doğan bebeklerde barsakların tam gelişmemiş olması nedeniyle gaz sancısına sıkça rastlanır. Anne sütü ile beslenen bebekler için annenin beslenmesine dikkat etmesi, gaz yapacak besinlerden kaçınması (lahana, karnıbahar, bakliyat, portakal, mandalina, limon, çiğ soğan, sarımsak, fındık) kısmen çözüm olabilir. Her beslenmeden sonra bebeğin gazı mutlaka çıkarılmalıdır.
Gaz sancısı çeken bebeklerde bitki karışımları rahatlatıcı ve gaz sancılarını giderici etki gösterir. Yapılan bilimsel bir araştırmanın sonucunda bitki karışımlarının gaz sancısını %57 oranında azalttığı bilinmektedir (Journal of Pediatrics, 1993). Bu çalışmada, gaz sancısı; kullanılan bitki karışımı ile belirgin bir azalma göstermiştir. Rezene ve papatya bitkilerinin bebeklerin gazını rahat çıkarmasına yardımcı olduğu ve rahatlatıcı etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu bitki özlerinden özel olarak bebekler için hazırlanmış çaylar, doğumdan itibaren beslenme aralarında ve sonralarında bebeğe istenilen sıklık ve miktarlarda verilebilir ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tamamen doğal olan bu çaylar bebeğinizin gaz giderici kimyasal sentetik maddelerle karşılaşmasını önler.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde kabızlık sık rastlanan bir sorun değildir. Bebeğin 3-4 günde yaptığı sert dışkıyı kabızlık olarak tarif edebiliriz. Böyle bir durumla karşılaşırsanız doktorunuzla konuşmalısınız.
Biberon maması kullanımı sırasında karşılaşılan gaz ve kabızlık sorunlarını; bu sorunlara çözüm bulmak için geliştirilmiş prebiyotik lifler* içeren kısmen hidrolize biberon mamaları kullanarak çözebilirsiniz.
Prebiyotik Lif : Anne sütünün yapısında bulunan, çözünmeyen, barsakta sindirilen besinsel liflerdir. Bu lifler barsakta yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak bebeğin bağışıklık sistemini destekler aynı zamanda rahat ve kolay dışkılamaya yardımcı olur.
KUSMA SORUNLARI
Sindirim sisteminin tam olgunlaşmadığı ilk aylarda sütün bir kısmını geri çıkarma çok sık rastlanılan bir durumdur. Kusma sorunu bebeğin kilo almasına engel olmuyorsa endişelenmenize gerek yoktur. Kusmayı engellemek amacıyla içlerine doğal bir lif eklenmiş kusmayı azaltan AR mamalar kullanılabilir.
Normalde kusma sorunu olmayan bir bebek aniden çok yoğun ve fışkırtırcasına kusmaya başlamışsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
İSHAL
Anne sütü ile beslenen bebekler sık ve sulu dışkı yapabilirler. Bu durumu ishalle karıştırmamak gerekir. Bebeğin aniden başlayan çok sık ve sulu dışkısı varsa ve buna kusma da eşlik ediyorsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
İshal döneminde bebeğin ihtiyaçları farklı olacağından bu döneme yönelik ishal mamaları kullanılabilir.
ALLERJİ
Anne sütü alan bebeklerde alerji problemi görülmez. Anne veya babasında alerji sorunu olan bir bebek alerji riski altında doğar. Besin alerjileri çok farklı şekillerde kendini gösterebilir. Yumurta, balık, portakal, çilek, muz, fındık alerjen besinler arasında sayılabilir.
Biberon maması kullanımında ortaya çıkan bir alerjik durum söz konusu ise uygun bir alerji maması doktor tavsiyesi ile kullanılabilir.
Ek besin döneminde de her ek besine teker teker başlamak suretiyle herhangi bir alerjik durum görülürse bunun hangi besinden kaynaklandığını ayırt etmek mümkün olur. Genellikle deride kızarıklık, ishal, tekrarlayan üst solunum yolları enfeksiyonları alerjik kökenli olabilmektedir.
ERKEN DOĞAN VE DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIKLI BEBEK
Zamanından önce ve düşük doğum ağırlıklı dünyaya gelen bebeklerin daha özel bir bakıma ihtiyaçları vardır. Prematüre doğan bebeklerin zamanında doğan bebeklere göre besin ihtiyaçları da farklıdır. Bu bebeklerin daha fazla enerji, protein ve mineral ihtiyaçları vardır. Ve bu amaçla anne sütünü zenginleştirici mamalar kullanılabilir. Eğer anne sütü verilemiyorsa özel prematüre mamaları tercih edilmelidir. Bebek yaklaşık 3,5 kg oluncaya kadar prematüre bebek mamalarına devam edilmelidir.
YETERSİZ BESLENME
Bebeklik döneminde diş çıkarma, hastalık vb. durumlarda bebek normal beslenmesi ile günlük besin ve enerji ihtiyacını karşılayamayabilir. Ayrıca yetersiz beslenmenin sebebi çeşitli sağlık sorunlarına da bağlı olabilir. Bu durumda mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Bebeğin günlük protein ve enerji alımı hesaplanarak, eksiklik protein ve enerji takviyesi ürünleri ile tamamlanabilir.












ADAÇAYI Gaz giderici
5 yemek kaşığı tereyağı 



Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunun altını çizerek, "Güne kahvaltı etmeden başlanıldığı takdirde ne kadar özen gösterilirse gösterilsin diğer öğünler ve atıştırmalarla günlük beslenme ihtiyacımız karşılanamaz" dedi.






